Adını aklayınca gel. Adımların yasaklığı kalkınca, meşru kılınınca ülkende çiçekleri sevmek ve bütün doğrularını yanlış, yanlışını doğru bilince, elini uzatmaktan korkmayınca, içini sevince, kaçmayı unutup kalmayı yurt belleyince gel. Adınla sesleneceğim sana o vakit. Renklerden kuşandığımız harflerden soyununca adınla sesleneceğim sana. Şimdilerde hayli yorgun mavi. Bu yokluk onu ne renk yapar bilmem, ama maviliği koyulaşınca adınla sesleneceğim sana.Her adımın diğer adıydı vedanın, yankılandı bu durakta. Ne gidebildim ne adınla seslenebildim."veda edilmeden gidilmez çocuk, bu vedadan sayılmaz çocuk." Ben seni hissedince sana söz veriyorum, adınla sesleneceğim. Ama inan bana yokluğunda hissetmek zor. Hissetmenin rengi zor. Zorluğa bırakmadan gel. Adınla sesleneceğim. Gelecek olursan durdurmam. Ama ben sana gelemem gece. Gelemem çünkü kapadın yolları, adını unutturdun. Gel bile diyemem sana açıkça. Diyemem adını. Ama gelirsen kapımı ardına kadar açık tutarım. İşte geldiğin vakit adınla yazdığım şiirlerimi okuyacağım sana. Bir de, bir de adınla sesleneceğim sana. Gün batımında, güneşim batarken, dingin mavilikte sesleneceğim sana adınla.